Connect with us

Kültür

Modern felsefenin yükselişi inceleniyor

VakıfBank Kültür Yayınları “Aydınlanma Rüyası: Modern Felsefenin Yükselişi” isimli eseri Türkçe’de ilk kez yayımlıyor. Düşünce tarihçisi Anthony Gottlieb kitapta, filozofların tartışmalarıyla gelişen zihin devrimini incelerken, ahlak felsefesi, toplumsal düzen ve dinsel yaşam düşüncesinin dönüşümünü değerlendiriyor.

Yayınlandı

on

VakıfBank Kültür Yayınları’nın (VBKY) Türkçe’de ilk kez okurla buluşturduğu “Aydınlanma Rüyası: Modern Felsefenin Yükselişi”, yaklaşık 150 yıllık bir dönemi filozofların görüşleriyle ele alıyor. İngiliz fikir tarihçisi Anthony Gottlieb kitabında, 2 bin 500 yıllık bir geçmişe sahip Batı düşüncesinin Rönesans’tan sonraki ikinci büyük entelektüel süreci olan Aydınlanma Çağı’nı değerlendiriyor. Gottlieb, filozofların tartışmalarıyla Avrupa’nın kültürel ikliminde nasıl büyük bir zihin devriminin başlayıp geliştiğini anlatırken, Descartes, Hobbes, Leibniz ve Voltaire gibi düşünürleri yaşamlarından fikirlerine kadar inceliyor.

150 yıllık keskin bir dönem

Türkçe çevirisini Cansen Mavituna’nın yaptığı kitapta Gottlieb, Batı felsefesi külliyatının, her birinin 150 yıl süren kısa ve keskin iki patlamayla ortaya çıktığını belirtiyor. Gottlieb, “Bunlardan ilki Sokrates, Platon ve Aristoteles’in yaşadığı Atina’da, M.Ö. 5. yüzyılın ortasından 4. yüzyılın sonlarına dek sürdü. Din savaşlarının ardından Galileo biliminin yükselişe geçtiği sıralarda Kuzey Avrupa’da yaşanan ikinci dönemse 1630’lardan 18.

yüzyılın sonlarındaki Fransız Devrimi’nin arifesine kadar devam etti. Bu nispeten kısa süren döneme, Descartes, Hobbes, Spinoza, Locke, Leibniz, Hume, Rousseau ve Voltaire damgasını vurdu” sözlerini kaydediyor.

Descartes ve ineklerin iç organları

Gottlieb, Descartes’ın (1596-1650) salt kendi varlığından yola çıkarak tamamen yeni bir bilgi sistemine ulaşmak için biraz dolaylı bir yol kullandığını ve bu yolun pek çok kişi tarafından yanlış anlaşıldığını söylüyor. Gottlieb, şöyle devam ediyor: “Descartes, metafizikle değil de cebirin geometriye uygulanması ve ineklerin iç organlarını araştırma gibi meselelerle daha çok ilgilenmiş gibi görünüyor. 1630 yılı civarında Amsterdam’da yaşarken kasaplara uğrayıp kesip incelemek üzere hayvan cesetleri topluyordu. Gökkuşağına getirdiği açıklama, deneysel bilim alanında bir dönüm noktası oldu ve üstelik hemen hemen doğruydu.”

En çok kötülenen filozof Hobbes

Thomas Hobbes’un Britanya’nın en çok kötülenen düşünürü haline geldiğinin kaydeden Gottlieb, “91 yıllık uzun ömrünün ardından 1679 yılında öldü; ölümünden sonraki yüzyıl boyunca kendi ülkesinden bir taraftarı da olmadı…” diyor. “Hobbes, kiliselerin tehlikeli ölçüde iktidar ve nüfuz talep etmeye meyleden özerkliğine de karşı çıktı ve doğal olarak din adamlarını öfkelendirdi. Tıpkı Descartes ve Galileo’nun öncülük ettiği ‘yeni felsefenin’ diğer meraklıları gibi Hobbes da doğayı bir makine olarak gördü.” Gottlieb, şöyle devam ediyor: “Fakat bu fikri diğer felsefecilerden çok daha ileri götürdü ve her şeyin fiziksel olduğunu ileri sürdü.”

23 yaşında aforoz edilen Spinoza

GG 558, Bernhard Christoph Francke (gest. 1729), Gottfried Wilhelm Leibniz, Leinwand 81 x 66 cm

27 Temmuz 1656’da Amsterdam’daki Portekiz-Yahudi cemaatinin Spinoza’yı aforoz ettiğin söyleyen Gottlieb, “Spinoza aforoz edildiğinde 23 yaşındaydı ve bir zamanlar gelecek vaat eden bir Kitab-ı Mukaddes âlimi olarak görülüyordu” diyor. Gottlieb, devamında su satırları kaydediyor: “Doğaya gösterdiği hürmetten dolayı Spinoza’yı zihinsel ataları belleyen Alman yazarlar, 18. yüzyılda onu yeniden keşfedene kadar felsefe dünyasının istenmeyen adamı olarak kaldı… Spinoza şöyle yazmıştır: Doğaya güzellik, çirkinlik, düzen veya karmaşa atfetmiyorum. Bir şeylerin güzel, çirkin, düzenli veya karmaşık olduğunu sadece kendi tahayyülümüz bakımından söyleyebiliriz.”

Leibniz’in eserleri 200 yılda yayınlanır

1646’da Leipzig’de doğup 1716 yılında ölen Gottfried Leibniz’in Aristoteles’ten sonra yaşamış en büyük hezarfen olduğunun bilgisini veren Gottlieb, “Felsefenin yanı sıra matematik, mantık ve fizik alanlarındaki çalışmalarıyla anılsa da bu çalışmalarının bile sadece onda biri yayınlandı. Leibniz ayrıca öncü nitelikte bir mekanik hesap makinesi icat etti; daha sonra dijital bilgisayarların temeli haline gelen, 1 ve 0’lardan oluşan ikili aritmetiği geliştirdi. Leibniz’in kâtibi, patronundan kalan külliyatın bir milyon sayfadan fazla olduğunu söylemişti… Şu anki ilerleme hızıyla hesaplanırsa, Leibniz’in tüm eserlerinin yayınlanması iki yüzyılı alacaktır” değerlendirmesinde bulunuyor.

Continue Reading
YORUM YAZIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir